Renk nedir?

Renk, ışığın cisimlere çarptıktan sonra gözde oluşturduğu yansımadır.

  • Işık Kaynağı
  • Nesne
  • Gözlemci

bir rengi görmek için gerekli olan üç unsurdur.

Bu yansıma, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır. Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah olarak algılarız. İnsan gözü 380 nm ile 780 nm arasındaki dalgaboylarını algılayabilir, bu sebepten elektromanyetik spektrumun bu bölümüne görünür ışık denir.

 

1-) Işık Kaynağı

Görsel gözlemde, bir ışık kaynağı görünür ışık şeklinde radyan enerji yayar. Görünür ışık, x-ışınları, kızılötesi, radyo dalgaları ve morötesi içeren geniş elektromanyetik spektrumun küçük bir kısmıdır. İnsan gözünün görebildiği ışığın dalga boyu yaklaşık 400 nm ile 700 nm arasında değişir, görünür ışık olarak bilinir ve aşağıdaki gibi mor (400nm) şeklinde başlayıp kırmızı (700 nm) ile bitecektir.

Işık kaynağı, rengi doğru bir şekilde yargılamak için kontrol edilmesi gereken unsurlardan biridir. Bu nedenle CIE, insan gözlemci tarafından renk değerlendirmesi veya enstrümanlarla ölçüm için standartlaştırılmış aydınlatıcılar geliştirmiştir. Her aydınlatıcı, görünür ışığın çeşitli dalga boylarında farklı bir bileşime sahiptir. Bir ışık kaynağının göreli enerjisini her dalga boyunda çizerseniz, o kaynak için aşağıda D65 aydınlatıcı için gösterildiği gibi bir spektral güç dağıtım eğrisi oluşturursunuz. D65 aydınlatıcıve TL 84 aydınlatıcı, kaplama endüstrisinde renk eşleştirme işleminde yaygın olarak kullanılmaktadır.

2-) Nesne

Bir nesnenin yüzeyindeki pigmentler veya boyalar gibi renklendiriciler, gelen ışığın bazı dalga boylarını seçici olarak emebilir, yansıtabilir veya iletebilir. Genel olarak hemen hemen tüm nesneler, ışık kaynağı ile nasıl etkileşime girdiklerine bağlı olarak üç kategoriye yerleştirilebilir ve bu kategoriler

  1. OPAK :Herhangi bir ışığın geçmesine izin vermeyen nesnelerdir.(Örnegin: Tahta, porselen vs.)
  2. SAYDAM : Işığın çoğunun geçmesine izin veren nesnelerdir.(Örneğin: Cam, vs.)
  3. YARI-SAYDAM: Bir miktar ışığın geçmesine izin veren ve aynı zamanda ışığı olağanüstü ve dağınık bir şekilde yansıtan nesnelerdir.(Örneğin :Yağlı kağıt,buzlu cam vs.)

3-) Gözlemci

Rengi görmek için üçüncü unsur gözlemcidir. Gözlemci ile Işığı alan insan gözlerini ve görme algısını sağlayan beyni kastediyoruz. Gözde gece görüşünden sorumlu çubuk şeklindeki reseptörler (rods) ve gün ışığı ve renkli görüşten sorumlu olan koni şeklindeki reseptörler(cones) olmak üzere iki tür alıcı vardır. Koni şeklindeki reseptörler kırmızı, yeşil ve maviye duyarlıdır. Üç rengin karıştırılması algımız için başka renkler oluşturacaktır.

RENGİN ÖZELLİKLERİ

Renk tasarımın en temel öğelerinden biridir. Kırmızı, sarı ve mavi olmak üzere toplamda üç farklı ana renk bulunmaktadır.

Bu ana renkler birbirleriyle karışarak turuncu, yeşil ve mor olmak üzere toplamda üç ara renk oluşturmaktadır.

Renklerin türleriyle uzunluk, tonlarıyla genişlik ve yoğunluğuyla derinlik elde edilebilmektedir.

TAMAMLAYICI RENKLER

Karşıt renkler aynı zamanda bütünleyici yani birbirini tamamlayan renklerdir. Beyaz ışığın içerisinden yeşil rengindeki ışınlar çıkarılırsa kırmızı rengindeki ışınların kaldığı görülmektedir. Bu renkler birbirlerini beyaza tamamlamaktadır. Bu nedenle onlara bütünleyici, tamamlayıcı ya da karşıt renkler adı verilmektedir.

Tamamlayıcı renkler, bir renk çarkında birbirinin karşısında yer alır. Kırmızı renk Yeşilin tamamlayıcı rengi, Mavi renk, Turuncu rengin tamamlayıcısı ve Mor, Sarının tamamlayıcısıdır.

TON

Doygunluk derecesini tanımlar. Değer 0 (doygunluk olmadığı anlamına gelir) ile 100 (tam doygunluk) arasında başlayacaktır. Kroma, C sembolünde adlandırılır. C pozitifse renk daha doygun, C negatifse renk daha az doygundur.

Rengin tonu, bir rengin açıklığı ya da koyuluğudur. Yani beyaza ve siyaha yaklaşan halleridir. Renklerin bu halleri aydınlıklarını ve karanlıklarını belirler. Siyah ve beyaz arasındaki değerleri renk tonu ya da rengin ton basamakları adı verilir. Renkler siyaha ya da beyaza yaklaştıkça doygunlukları azalır ve renk olma özelliklerini yitirmeye başlarlar. Bunu rengin grileşmesi olarak da tanımlayabiliriz. Siyahın ve beyazın karışımından meydana gelen grilik, renksizliktir.

Renklerin ton değerleri olduğu gibi ısı değerleri de vardır. Bu nedenle ısı bakımından sıcak ve soğuk renkler olmak üzere ikiye ayrılırlar.

 Sıcak renkler kırmızı, sarı ve turuncu,

Soğuk renkler ise mavi, yeşil ve mor olarak kabul edilmektedir.

Ana, ara, sıcak ve soğuk renklerin yanı sıra bir de karşıt renkler vardır.

Kırmızı-yeşil, turuncu-mor ve sarı-mavi birbirlerini tamamlayıcı yani karşıt renklerdir.

RENK KÖRLÜĞÜ

Renk körlüğü, gözün belirli sinir hücrelerindeki renk algılayıcı granüllerde (pigmentler) bir sorun olduğunda ortaya çıkar. Bu hücrelere koniler denir. Gözün arkasını kaplayan ışığa duyarlı doku tabakası olan retinada bulunurlar.

 

Bireyde kırmızı renge duyarlı olan koni hücreleri yok ise (protanopi) kırmızı renk körlüğü, mavi renge duyarlı koni hücreleri yok ise (Tritanopi) mavi renk körlüğü, yeşil renge duyarlı koni hücreleri yok ise (döteranopi) yeşil renk körlüğü yaşıyordur.

Kırmızı rengi ayırt eden koni hücresinin olmadığı bir durum olan protanopi renk körlüğünde sadece koyu kırmızı renk algılanmaz. Kişinin gördüğü renkler koni hücreleri durumu ile ilgili olarak yeşil, mavi ve bu iki rengin karışımıyla görülen renkler olur. Yeşil ayrımı yapan yeşile duyarlı konilerin bulunmadığı döteranopi renk körlüğü durumunda ise, yalnızca kırmızı ve mavi renkler ile bunların karışımı görülür. Yeşil renkler ayırt edilemez.

Yalnızca tek renk konisinin mevcut olduğu durumlarda, diğer iki renk konisinin olmadığı renk görme sorununa monokromatik renk körlüğü denmektedir. Örnek verecek olursak sadece mavi rengi algılayan mavi renk konilerinin mevcut olduğu bir durumda, kırmızı ve yeşil renk konilerinin bulunmadığı durumlarda kişi yeşil ve kırmızı renkleri ayırt edemeyecektir. Monokromatik renk körleri sadece mavi ve sarı renkleri tanımlayabildiğinden, bu durum kırmızı-yeşil renk körlüğü olarak adlandırılabilir.

Renk görme ile ilgili olarak eğer üç konide yok ise bu durumdaki bir kişi renkleri yalnızca siyah ve beyaz olarak algılayabilir (anopi). Bu durumdaki kişi tam renk körü olarak nitelenir. Bazı insanlar trikromat olmakla birlikte renk ayırabilme kabiliyetleri zayıf olabilir. Bu durumdaki kişilerin sıkıntısı renk görme bozukluğu olarak adlandırılır.

Normal renk görüşüne sahip bir kişi, tipik olarak 1 milyona kadar farklı renk tonunu algılayabilir. Normal renk gören bireyler, retinalarında üç farklı renge duyarlı koniye sahip olan Trikromatlardır: kırmızı, yeşil ve mavi.

METAMERİZM

Metamerizm, genellikle “belirli bir ışık kaynağı tarafından aydınlatıldığında eşleştirilen ve daha sonra farklı bir ışık kaynağı tarafından aydınlatıldığında eşleşmeyen iki örnek” olarak yanlış tanımlanmış psikofiziksel bir fenomendir.Genel olarak aşağıdaki gibi üç çeşit metamerizm vardır.

  • Işık Kaynağı Metamerizmi

Standart ve taklit arasındaki renk farkı, farklı ışık kaynağı altında farklılık gösterecektir. Buna ışık kaynağı Metamerizmi denir. Örneğin bir renk normal güneş ışığında aynı olabilir ancak tungsten ışığında farklı olacaktır.

Işık kaynağı Metamerizmi, iki rengin yansıma eğrisinin aynı olmamasından kaynaklanır. İki rengin yansıma eğrileri aynıysa, renk tüm ışık kaynaklarında Metamerizm göstermez.

  • Geometrik Metamerizm

Aynı renkler, farklı açılardan, mesafelerden, ışık konumlarından vb. bakıldığında farklı görünür. Örneğin, belirli bir aydınlatma veya değerlendirme açısından bakıldığında iki metalik renk aynı olabilir. Ancak açılardan biri değişirse, iki renk de farklı olacaktır. Yansıma eğrileri, bir veya daha fazla geometri için aynı değildir. Buna geometrik metamerizm denir.

  • Gözlemci Metamerizmi

Bir kişi için görsel olarak aynı ve başka bir kişi için farklı iki metamerik renk oluşması durumudur. Bu gözlemci Metamerizm olarak bilinir, her kişinin farklı algısı ve yaşı ve kişinin o anki ruh haline göre algısı farklı olacaktır.